İki yıl önce Organize Suç örgütü yönettiği artık su götürmeyen Sedat Peker, Güneydoğu’da meydana gelen aşırılıkları eleştiren bir grup akademisyen için şöyle demişti: “Oluk oluk kan akacak, kanlarınızda duş alacağız” Bu söylemleri sayesinde hakkında dava açılan Peker ve ekibi mahkemeye teşrif bile etmemiş, bunun sonucunda ise hiçbir işlem yapılmamıştı. Aynı iktidar, Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlamasıyla Twitter’da yazı yazan birisini aynı gün içinde yargılayabiliyordu.
 
Önceki gün bu yer altı ekibi bir insanın ağzını burnunu kırıp döverek videoya çekip bunu Twitter’da paylaştılar. Saatler oldu, bunu yapanlar hakkında hukuki olarak hiçbir girişimde dahi bulunulmadı.
 
Peki bunlar neden oluyor?
 
Eğer bir suç işleseydiniz ve bunun sonucunda cezalandırılmasaydınız nasıl hissederdiniz? Herhalde bunun yanınıza kaldığını. Ya da bu yapılanın belki dolaylı olarak birilerini sevindirdiği, korkuttuğu için göz ardı edilebileceğinin farkına varırdınız. Bir sonraki seferde daha büyük cesaretle kademe kademe daha büyük şeyler yaparsınız.
 
Şu su götürmez bir gerçek ki bu mafyavari oluşumun için içinde büyük bir güç mevcut. Sindirme ve korkutma işlemlerinde vites atlamış olan bir sistem içinde ise bu tür güçler oldukça kullanışlı olabiliyor. Geçmiş yıllarda bu gücü kontrol edip yanlarına çekebilmek için bu tür güçlerin ideolojisini, dünya görüşünü ve diğer her türlü alt yapısını görmezden gelebilen bir iktidar, gün sonunda bu olanları da bu gücü kaybetmemek için görmezden gelmek zorunda hissediyor kendini. Unutmayın, bu her yapılandan iktidarın memnun olduğu veya eleştirmediği sonucunu çıkartmayın. Bu olanlar sadece bir sonuç.
 
Şu asla unutulmamalı, her zaman için bir aşırılık toplumlarda zıt aşırılık doğurur. Türkiye’de faşizmin karşılığı bölücülük olur. Aşırı dincilik gençlerde ateizmi körükler. Birileri “deve sidiği içmek iyidir” gibi “peygamber kanı içene ateş değmez” gibi şeyler konuşursa, yarın gençlerin neden gün geçtikçe ateizme kaydığını sorma hakkınız olmaz. Aynı şekilde aşırı ırkçılık da bölücülüğü körükler. Gün gelir, intikam odaklı gruplar ortaya çıkmaya başlar ve kaosu iyice derinleştirir. 1970’lerde bunun örneğini çok iyi yaşamış bir ülke için geçmişten ders çıkarmak istememek çok yüzeysel ve bilgisizlik gösteren bir eylem dizisi değil de nedir? Zira tarihten ders çıkarmazsanız o her zaman tekerrür eder, istisnasız.
 
Ancak henüz bu tür karşıt gruplar ortaya çıkmıyor. Bunun iki sebebi var. Birincisi sindirilmiş ve korkutulmuş, bunun normal olduğuna kanıksatılmış totaliter bir rejimde yaşandığı gerçeği. İkincisi yönetimin açık bir şekilde bu tür gruplara müsamaha gösterip dolaylı yoldan benzer davranışları teşvik ettiği gerçeği. Dolayısıyla bir grup kendini çok cesaretli hissederken diğer grup içten içe kuruntu ve korku yaşamakta.
 
Peki bize düşen ne olabilir? Barış ve huzur isteyen, gelecekte çocukları için yaşanabilir bir ülke isteyen vatandaşlar tüm bu olanlara nasıl tepki verebilir?
 
Susmayarak, şiddete başvurmadan sertçe eleştirerek, unutmadan konuşarak, bahsederek, görmezden gelmeyerek. aktif olarak. Bunun gerçekten barışçıl başka bir çaresi yok. Yoksa bu tür faşist yapılar her zaman yaptıklarının yanlarına kaldığını düşünmeye devam edecek, hatta toplumda destek gördüklerini de düşüneceklerdir. Diğer türlü zaman çok geç olduğunda ve sıra sizin çocuğunuza geldiğinde, ses çıkarttığınızda “Neden kimse şu olanlara bakmıyor” deme hakkınız olmaz, olmayacaktır.
 
Var olan her gücü ülkeye neye mal olacağına bakmadan kendi politik çıkarı için avantaja dönüştürmek isteyen bir yapının huzur içinde yaşamak isteyen bir ülke için iyi sonuç doğurması imkansızdır.
 
Organize kötülüğün tek ilacı organize iyiliktir. Ancak organize olmak için insanları hala eski tür politik anlayıştaki gibi sen dincisin, sen alevisin, sen atatürkçüsün, sen kürtsün, sen solcusun diye ayırır ve kendi küçük mahallenizden dışarı çıkmazsanız belki, sadece belki başınıza gelenleri veya gelecekleri hak ediyorsunuzdur ne dersiniz?
 
Tüm bu konuştuklarımızın yanında konumuzla ilgili olduğu için Faşizm geliyorsa nasıl yaşamalı adlı yazıyı da okumanızı tavsiye ederim.
(45 kez ziyaret edilmiş, bugün 1)
0